Şehir Üniversitesi’nin mağduriyet algısı çökertildi

Şehir Üniversitesi’nin mağduriyet algısı çökertildi

İstanbul Şehir Üniversitesi, yönetimsel hatalardan dolayı borçlarını ödeyemeyecek duruma geldi. Üniversite yönetimi Halkbank'ın alacaklarını istemesini siyasi bir zemine çekerek algı oluşturmaya çalıştı. Ancak bu algı Halkbank, YÖK, üniversitenin bağışçıları ve uzmanlar tarafından yapılan açıklamalar ile çökertildi

GÜNCEL - 2019-12-02 14:41:43


İstanbul Şehir Üniversitesi, yönetimsel hatalardan dolayı borçlarını ödeyemeyecek duruma geldi. Üniversite yönetimi Halkbank'ın alacaklarını istemesini siyasi bir zemine çekerek algı oluşturmaya çalıştı. Üniversite yönetimine akademisyenlerden ve öğrencilerden tepki gelince, gerçeğin perdelenmesi için sosyal medya ve gazeteler üzerinden mağduriyet algısı oluşturulmaya çalışıldı.

Şehir Üniversitesi'nin bu algı girişimi YÖK, vakfın ana bağışçısı konumundan çekilen Murat Ülker ve Halbank'tan gelen açıklamalar ile boşa çıkartıldı. Yazarların gerçekleri köşelerine taşımalarıyla ise Şehir Üniversitesi’nin mağduriyet algısı çökertildi.

YÖK İLETİŞİME GEÇTİ, ÇÖZÜM ÖNERDİ, ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ ALGIYI TERCİH ETTİ

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Şehir Üniversitesi yetkilileriyle gecikmeden iletişime geçildiğini ve üniversite yetkililerinin aldığı mali kararlar sonucu yaşadığı yasal süreçten kendilerinin mesul tutulamayacağını açıklamıştı.

YÖK açıklamasında "Yükseköğretim Kurulu, üniversitenin yetkilileriyle bir gecikmeye yol açmadan iletişime geçmiş, yaşadığı sorunlara çözüm olabilecek bütün imkânları ve yolları kullanması beklentisini kendilerine iletmiştir. Diğer taraftan, bir vakıf üniversitesinin kendi yetkileri dâhilinde ve özerk yapıları gereği mali konularda almış olduğu kararların sonucunda karşılaştığı yasal süreçlerden Yükseköğretim Kurulu'nun mesul tutulamayacağı açıktır." ifadelerine yer vermişti.

ÜLKER: BİZ ELİMİZDEN GELENİ YAPTIK

Diğer taraftan vakfın ana bağışçısı konumundan çekilen Murat Ülker de konuya ilişkin bir açıklama yapmıştı. Ülker açıklamasında “Üniversiteye taahhütlerinin farklı siyasi sebeplerden ötürü devam etmediği yönünde gerçek dışı iddiaların” yer aldığını belirterek "Oysaki İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kuruluşundan itibaren holding olarak söz verdiğimiz bütün maddi taahhütlerimizi yerine getirdik. Ayrıca üniversite mütevelli heyetinden ayrılmadan önce holdingimiz vakıf yöneticileri ile maddi anlamda son olarak yapılabilecekleri konuştu, ardından bu taahhütlerimizi de yerine getirdik" ifadelerini kullanmıştı.

HALKBANK: ÜNİVERSİTE ÇÖZÜM ORTAYA KOYMADI

Son olarak konuya ilişkin Türkiye Halk Bankası da kamuoyunu bilgilendirmişti. Halkbank açıklamasında “Haksız ve mesnetsiz olarak ifade edildiği şekilde Üniversite’nin faaliyetlerinin önlenmesine çalışılması gibi bir misyonun tarafımıza yüklenemeyeceği açıktır. Bankamızın alacağını ne şekilde tahsil edeceğine yönelik gerçekçi bir projeksiyon ve teminat açığını gidermeye yönelik bir çözüm ortaya konulmamışken, bu konuyu farklı alanlara çekerek, bir grubun, bir kişinin yada bir zümrenin mağduriyetine yol açıldığı izlenimi oluşturma girişimleri boşunadır” denilmişti.

Ayrıca kredi ödemelerinde yasal süre olan 90 günün üzerinde gecikme olması, kredi alacağının teminatsız kalması ve Üniversite yönetiminin borçların geri ödenmesi ile ilgili gerçekçi projeksiyonunun bulunmaması nedeniyle Halkbank tarafından 30.09.2019 tarihinde takip süreci başlatılmıştı.

Şehir Üniversitesi'nin algı operasyonu gelen yalanlamalarla bir bir çökerken konuyu bazı gazeteciler de köşelerine taşıyarak olayın gerçek yüzünü anlattı.

KARAHASANOĞLU: KAMU BANKASI ALACAĞINI İSTEMESİN Mİ?

 Yeni Akit Yazarı, A. İhsan Karahasanoğlu ise kaleme aldığı yazısında eski Başbakanlardan Ahmet Davutoğlu’na yüklendi. Karahasanoğlu, “Buyursun, sayın Davutoğlu, Erdoğan’sız yaptığı işleri göstererek, bize kendisini ispatlasın.. Haydi diyelim, öncesinde akademik çalışmaları vardı.. Buyur başbakanlıktan ayrıldıktan sonraki 3 yıllık dönem için göster, başarılarını.. Yakından ilgilendiğin bir üniversite faaliyetin var.. Samimi olarak söyle, eline yüzüne bulaştırmadın mı, İstanbul Şehir Üniversitesi’ni.. Arsayı zaten devletten almışsın.. Diyelim, tüm vakıf üniversitelerine verildiği gibi, sana da devlet verdi.. Orada bir sorun yok.. İyi de.. Bir kamu bankasından, kampüs yapımı için kredi almış, ama ödememişsiniz.. “Vakıf üniversiteleri, kendi imkanları ile kurulmalı, yönetilmeli” fikrini haydi bir kenara bırakalım.. “Diğerleri de öyle yapıyor” diyerek, Davutoğlu’na haksızlık etmeyelim.. Borçla da, bir şeyler yapabileceğini kabul edelim.. Ama lütfen.. Üniversite olarak desteklediğin bir kuruma aldığınız borcu bile ödeyemiyorsanız, o üniversite gibi 200 tanesini birden, onlarla birlikte daha başka onlarca, yüzlerce kurumu birden, nasıl yöneteceksiniz? ABD’si ile Rusyası ile dişe diş mücadeleyi nasıl yapacaksınız? Bir üniversiteyi yönetemediniz. Bir üniversite.. Altı üstü, bir üniversite.. “Ama siyasi baskı var”ı falan boşverin.. “Ama bize karşı siyasi linç uygulanıyor”u boşverin.. Vakıf deyip, kamu bankasından borç aldınız mı? Aldınız. Şimdi asgarisinden 5 aydır, borcunuzu ödeyemez duruma düştünüz mü? Düştünüz.. Eeee. Hani başarınız? Hani Erdoğan’a rakip olacak çapta vizyonunuz? Hani Trump’la, Putin ile başa baş mücadele eden Tayyip Erdoğan’ın yanından geçecek değerde işbilirliğiniz? Yaptığınız yapacağınız.. Ölümüne Erdoğan düşmanlarına, “Şehir Üniversitesi’ne siyasi baskı var” haberi yaptırtmak.. CHP reklamları ile çıkmaya devam eden, muhafazakar olduğunu iddia eden bir gazetede, köşe yazarlarına sıra ile “Üniversiteye baskı var” yazıları yazdırmak.. Çıkıp söyleyebiliyor musunuz: “Borcumuz yok.. Kamu bankası bize, vadesi gelmemiş alacağını istiyor!” Söyleyin, biz de bilelim.. Borcunuzun vadesi gelmiş ise. Hatta geçmiş ise.. Kamu bankası, alacağını istemesin mi? Bunu mu istiyorsunuz. İktidara gelirseniz..  Kamu bankalarının alacaklarını, “tahsil etmemesi” üzerinden mi politikalar yürüteceksiniz? Eski Türkiye’yi mi, bize yaşatacaksınız? Kamu bankalarına, zarar üstüne zarar mı açıklatacaksınız? Söyleyin, bilelim..”

YILMAZ: "ÜNİVERSİTE SÜRECİ SİYASİ MALZEME OLARAK GÜNDEME GETİRDİ"

 Yeni Şafak yazarı Levent Yılmaz, "Üniversite, finansman ve yersiz polemikler" başlığıyla kaleme aldığı köşe yazısında Halkbank ile Şehir Üniversitesi arasındaki ticari ilişkinin teknik ve hukuki boyutu göz ardı edilerek siyasi bir malzeme olarak gündeme getirildiğine dikkat çekti.

Devlet ile Vakıf üniversitelerinin arasındaki farklara değinen Yılmaz, vakıf üniversiteleri mevzuatında belirtildiği haliyle “kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile Vakıflar tarafından kurulmuş bulunan üniversite” tüzel kişiliğe sahip olduğuna değinerek Şehir Üniversitesi'nin durumunu şu şekilde açıkladı:

"Şehir Üniversitesi 2016-2018 yıllarında kampüs inşaatında kullanmak üzere Halkbank’tan kredi almış. Yani kurucu vakfın yeni bir kampüs inşaatı için ya yeterli parayı vermemesi ya da verememesi yüzünden krediye ihtiyaç duyulmuş. Böylelikle iki tüzel kişi arasında hukuki ilişki başlamış ve Halkbank, üniversitenin inşaatının finansmanını kredilendirmiş. Banka üniversiteye kredi kullandırırken her kredide yapmak zorunda olduğu üzere teminat istemiş, üniversitenin gelirleri ve öngörülen öğrenci sayıları üzerinden ciro tahminlerini yapmış. Ancak nihai aşamada, üniversitenin ana bağışçısının çekilmesi, öngörülen öğrenci sayılarına üniversitenin ulaşamaması ve nihayet tahmin edilen ciroların elde edilememesi kredi ödemelerinde aksamalara neden olmuş. Bu noktada ise bankanın aksayan taksit ödemelerinde vade ötelemesi dahil pek çok kolaylığı üniversiteye sağladığı da biliniyor."

Şehir Üniversitesi’nin içinde olduğu duruma ilişkinin konunun yanlış tartışıldığı kanaatini taşıdığını ifade eden Levent Yılmaz "Her ne kadar burası bir vakıf üniversitesi olsa da tüzel bir kişilik olarak finansmanının iyi yönetilmesi gerekirdi. Vakfın ana bağışçısı konumundan çekilen Murat Ülker, ayrılmadan önce üniversiteyi borçlanma konusunda uyardıklarını söylüyor. Öğrenci sayısı artırılamıyor, borçlar ödenemiyor, kredinin teminat konusu olan arazinin usulsüz tahsis edildiğine yönelik mahkeme kararı çıkmış, vakıf ana bağışçıyı kaybetmiş, yenisini bulamamış ama oluşturulan algı hükümetin ve kamu bankasının üniversiteyi bu duruma soktuğu yönünde." ifadelerini kullandı.

KEKEÇ, ÖNCE KADROYU DEŞİFRE ETTİ

 Star Gazetesi Yazarı Ahmet Kekeç ise, "Şehir Üniversitesi’nde ne oluyor?" başlığıyla aldığı kaleme aldığı Şehir Üniversitesi ile ilgili son günlerde bir bardak suda fırtınalar kopartıldığını vurguladı. 

Öncelikle “muhafazakâr kesimin akıllı, başarılı, zeki çocuklarını seküler yaşam dayatan Sabancı, Koç ve Bilkent gibi üniversitelere yedirmeme” iddiasına bakılması gerektiğini söyleyen Ahmet Kekeç, "Şehir Üniversitesi’nin eğitim kadrosuna baktığımızda bu iddianın, daha doğrusu bu vaadin boş olduğunu görüyoruz. Çünkü, bilumum Gezi’ci, solcu, yeminli “Erdoğan düşmanı” akademisyen bu okulun kadrolarına doldurulmuş durumda. Bu Gezi’ci, solcu akademik kadronun sosyal medyadaki sözlerine bakarsanız görürsünüz; neredeyse CHP’den sufle alıyorlar." şeklinde devam etti.

"TAM TESLİMİYET GEREKTİREN TEKKEYE BENZİYOR"

Kekeç, üniversitenin işleyiş ve faaliyetlerinde bakıldığı zaman ise "üniversite değil" eski Konya milletvekili Ahmet Davutoğlu’na “diplomalı taraftar” yetiştirme ocağı olduğuna değinerek "Yani, aklın, bilimin, bilginin, kuşkuculuğun tam egemen olduğu üniversiteden çok, şeksiz şüphesiz “tam teslimiyeti” gerektiren bir tekkeye benziyor. Kaldı ki üniversitenin kuruluşu sırasında ciddi haksızlıklar yapılmış; daha doğrusu “kamu malının gasp edilmesi” eylemi gerçekleştirilmiş. Konya eski milletvekili Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Başbakanlık” makamına oturtulduktan bir süre sonra yangından mal kaçırırcasına, kamuya ve millete ait olan devletin İstanbul’daki en kıymetli arazilerini “bila ücret” (ücretsiz) kendi üniversitesine tahsis etmiş. Yani, masanın bir ucunda Başbakan olarak oturmuş, “verdim araziyi” demiş. Sonra masanın karşısına geçip, üniversitenin hamisi olarak, “Bila bedel verdiğiniz bu kıymetli arazileri alıyorum” demiş." ifadelerini kullandı.

ÖZIŞIK: "AYNI TORNADAN ÇIKMIŞ YAZILARLA KONUYU ELE ALIYORLAR"

 Türkiye Gazetesi yazarı Süleyman Özışık ise "Şehir Üniversitesi gerçeği…" başlıklı köşe yazısında haftalardır İstanbul Şehir Üniversitesi ile ilgili topluma enteresan bilgiler pompalandığını belirterek "Karar gazetesi yazarları tek elden talimat almış gibi topluca bu konuyu köşelerine taşıyor. Onlar sırasını savdıktan sonra bu kez Yeni Şafak gazetesi yazarları aynı tornadan çıkmış yazılarla konuyu ele alıyor." ifadelerini kullandı.

Neredeyse tamamı hükûmeti bu konunun haksız tarafı olarak ilan ettiğini belirten Süleyman Özışık, Şehir Üniversitesi'nin haksız yere kapanma riskiyle karşı karşıya olduğundan dem vurulduğuna vurgu yaptı. Üniversiteye devredilen araziye ilişkin bilgiler verilen yazıda Özışık, Ahmet Davutoğlu'na yakın olan üniversite yönetiminin ucuz siyasi kurnazlıklar yaparak, "Biz Davutoğlu'na yakın olduğumuz için cezalandırılıyoruz" diye yaygara koparmaya başladıklarına değindi.

Özışık yazısına şu şekilde devam ediyor:

"Devletin arazisine tek kuruş para ödemeden konan üniversite yönetimi şimdi de "Bizim çektiğimiz 370 milyon liralık borcu da devlet ödesin" diye ayak oyunları yapıyor. Her şeyden önce bu işin Erdoğan tarafından yapılan bir siyasi operasyon olduğunu söylemek basitlikten başka bir şey değil. Erdoğan nefreti nedeniyle gerektiğinde PKK'yı bile savunur duruma gelen Türkiye Mimarlar Odası, Erdoğan'a yakın bir oda mı? Bu oda, vakti zamanında Yavuz Sultan Selim Köprüsü yapılmasın diye, Yeni İstanbul Havaalanı yapılmasın diye mahkemelere koşmadı mı? Bu odayı iktidara yakın gibi göstermeye çalışmak nasıl bir akıl tutulmasıdır?CHP ile içli dışlı olan Türkiye Mimarlar Odası'nın kimi adamları, dalga geçer gibi önce Danıştay'dan bu kararı çıkarttırdı, ardından CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlikte size destek ziyaretine geldi. Size asıl darbeyi vuran bu kişilere sırnaşıp, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı suçlamak nasıl bir ahlaki yoksunluktur söyler misiniz? Üniversitenin kuruluşunda size sınırsız destek veren Ülker'in sahibi Murat Ülker ayrılış gerekçesini açıklarken iki önemli söz söyledi."

ŞEBNEM ORUÇ: "ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ NASIL BU HALE GELDİ?"

 Süperhaber yazarı Merve Şebnem Oruç, "İstanbul Şehir Üniversitesi nasıl bu hale geldi?" başlığıyla Şehir Üniversitesi'ne bedelsiz verilen Kartal/Dragos’taki sekiz parsel arazinin Danıştay tarafından verilen iptal maddesini okuyucularla paylaştı. Danıtaş tarafından iptal kararında şunlar deniliyor:

“Vakıf yükseköğretim kurumlarına taşınmazın mülkiyetinin bedelsiz olarak devredilmesi konusunda davalı idarenin takdir yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusu taşınmazın mülkiyetinin bir vakıf yükseköğretim kurumu olan müdahil üniversiteye ‘bedelsiz olarak’ devredilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle 4046 sayılı Kanuna uygunluk bulunmamaktadır.”

Oruç, yazısına Halkbank'ın üniversite kredilerini vadesinde geri ödemediği ve kendilerine birçok defa ödeme kolaylığı sağlanmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediği için haci işlemi başlattığını belirterek "Üniversite ise, kendisine hibe edilen parsel ile ilgili konuşmaksızın, çektiği kredilerin ödeme planına neden uymadığını açıklamaksızın, kendisine tahsis edilen arazinin ipotek gösterilmesi ve artık bu araziye sahip olmaması nedeniyle gelecekte bu krediyi nasıl ödeyeceğini söylemeksizin, aldıkları krediyi nereye harcadıklarını açıklamaksızın, Mimarlar Odası’nın adını anmaksızın doğrudan Halkbank’a yükleniyor ve kendilerine “borçlu değil, suçlu muamelesi yapıldığını” iddia ediyor. Mütevelli Heyeti Başkanı olan eski Bakan Ömer Dinçer’in söylediğine göre, üniversite bugün elektrik, su ve doğalgaz borçlarını dahi ödeyememe riskiyle dahi karşı karşıyaymış. Bu durumda bankanın, üniversiteye büyük bir jest yapıp iltimas geçerek borçlarını ödememesinin sağlanması mı bekleniyor?" ifadelerini kullandı.

Şebnem Oruç, üniversitenin aldığı kredileri nereye harcadığını açıklamadığını Mimarlar Odası’nın adını anmadığını ve doğrudan Halkbank’a yüklendiğini belirterek kendilerine “borçlu değil, suçlu muamelesi yapıldığını” iddia ettiğini değindi. Oruç, yazısının devamında "Mütevelli Heyeti Başkanı olan eski Bakan Ömer Dinçer’in söylediğine göre, üniversite bugün elektrik, su ve doğalgaz borçlarını dahi ödeyememe riskiyle dahi karşı karşıyaymış. Bu durumda bankanın, üniversiteye büyük bir jest yapıp iltimas geçerek borçlarını ödememesinin sağlanması mı bekleniyor? Yine Ömer Dinçer’e göre, Üniversite, kendinden önceki mütevelli heyeti başkanı olan Murat Ülker’e, “Üniversiteye destek olmaya devam edecek misiniz?” diye soruyor. Ülker bir işadamı… Mali tablolara bakınca herhalde gidişatın hiç de iyi olmadığını görüyor olmalı ki, destek veremeyeceğini söylüyor. Anlaşılan o ki, Ülker’in daha önce de üniversiteye desteğini çekmesinin arkasında da üniversitenin mali anlamda kötü yönetiliyor olması olabilir."ifadelerine yer verdi.

Merve Şebnem Oruç, kendi üzerilerine düşen vazifeleri yerine getirmeyerek suçu AK Parti’ye, dolaylı olarak Cumhurbaşkanına atan bir üniversite görüldüğünü vurgulayarak "Peki bu mali tablo, Ahmet Davutoğlu’nun Başbakan olduğu bir dönemdeyaşansaydı ve ödevlerini yerine getirmemiş bir üniversiteye yeniden bir jest yapılsaydı, ya da aynısı şimdi yapılsa, esas bu, siyaset bir operasyon değil de siyasi bir jest olmayacak mıydı? Sıradan vatandaş kredi kartı borcunu dahi ödeyemeyince haciz riskiyle karşı karşıya gelirken, bu kadar büyük bir borcu yönetemeyen üniversitenin, üstelik de vakıf üniversiteleri çok gözde ve revaçtayken, kendisi de çokça tercih edilen bir özel okul iken kendini nasıl bu hale düşürdüğünü, batacak noktaya getirdiğini kimse sormayacak mı?" ifadelerini kullandı.

ŞAHİN: "İKTİDARA DÜŞMANSANIZ SİYASİ YELPAZENİN SOLUNDA YA DA SAĞINDA OLMANIZIN BİR ÖNEMİ YOK"

 Son olarak Takvim Gazetesi yazarı Zafer Şahin de "Bir şehir ittifakı" başlıklı yazısında konuya değindi. Zafer Şahin, eğer mevcut iktidara düşmansanız, siyasi yelpazenin solunda ya da sağında olmanızın bir öneminin bulunmadığını belirttiği yazısında  "Şaşırtıcı ittifak ortakları hemen kapınızı çalacaktır. Tıpkı Şehir Üniversitesi meselesinde olduğu gibi…" ifdelerine yer verdi.

Konuyu kısaca özetlediği yazısına Şahin şu şekilde devam etti:

"Üniversite rektörü kendisine destek ziyaretine gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve milletvekillerini karşısında görünce pek bir duygulanır. Önce yaşadıkları büyük mağduriyeti anlatır, sonra bu süreçte hep yanlarında olduğunu vurguladığı Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkürlerini iletmelerini rica eder!

Bu aşırı tuhaf ittifakı daha da netleştirmek için bir toparlama yaparak devam edelim…

Ortada kamu arazisini kendisine yakın vakfa adete peşkeş çeken bir siyasi ve o araziyi ipotek ettirerek kamu bankasından 370 milyon lira kredi çeken ve borcunu ödemeyen bir üniversite yönetimi var. Solcu meslek odası, üniversite yönetimini yargıya şikayet ediyor. Ve yargı şikayeti haklı bularak hukukun gereğini yapıyor. Buna rağmen solcu parti yöneticileri o üniversite yönetimine destek çıkıyor! Üniversite yönetimi de kendilerini şikayet eden solcuları değil iktidar partisini suçluyor!

Ortak paydası AK Parti ve Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı olan bir şehir ittifakı bu…

Dertleri sağ, sol, üniversite, bilimsel eğitim, kamu kaynağının korunması, yetim hakkının gözetilmesi vs.değil…

Dertleri malum…"

Yedi Gündem
Abone Ol
Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER
escort Gaziantep escort Denizli escort Adana escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Kayseri escort Mersin escort Samsun escort Trabzon escort Tokat escort Sakarya escort Tekirdağ escort Eskişehir escort Yalova escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Bilecik escort Aksaray escort Ağri escort Bitlis escort Siirt escort Çorum escort Burdur escort Diyarbakir escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Mardin escort Kırşehir escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Osmaniye escort Şanliurfa escort Sivas escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elaziğ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Isparta escort Uşak escort Igdır escort Sinop escort Şırnak escort Adıyaman escort Alanya escort Manavgat escort Fethiye escort Kemer escort Didim escort
escort masaj Konya escort Sakarya escort Samsun escort Kocaeli escort Kayseri escort İzmir escort Hatay escort Gaziantep escort Diyarbakır escort Ankara escort Adana escort Antalya escort Bursa escort Mersin escort Aydın escort Balıkesir escort Çanakkale escort Kıbrıs escort Kütahya escort Manisa escort Muğla escort Tekirdağ escort Trabzon escort Yalova escort Isparta escort Kahramanmaraş escort Ordu escort Rize escort Sivas escort Afyon escort Aksaray escort Giresun escort Şanlıurfa escort Yozgat escort Erzurum escort Amasya escort Çorum escort Tokat escort Uşak escort Van escort Bolu escort Burdur escort Kırşehir escort Niğde escort Osmaniye escort Zonguldak escort Düzce escort Edirne escort Erzincan escort Karabük escort Karaman escort Kastamonu escort Kırıkkale escort Kırklareli escort adana mutlu son istanbul mutlu son ankara mutlu son izmir mutlu son bursa mutlu son antalya mutlu son konya mutlu son şanlıurfa mutlu son gaziantep mutlu son kocaeli mutlu son mersin mutlu son diyarbakır mutlu son hatay mutlu son manisa mutlu son kayseri mutlu son samsun mutlu son balıkesir mutlu son kahramanmaraş mutlu son van mutlu son aydın mutlu son tekirdağ mutlu son sakarya mutlu son denizli mutlu son muğla mutlu son afyon mutlu son amasya mutlu son batman mutlu son çanakkale mutlu son çorum mutlu son düzce mutlu son edirne mutlu son elazığ mutlu son erzurum mutlu son eskişehir mutlu son giresun mutlu son ısparta mutlu son kastamonu mutlu son uşak mutlu son kütahya mutlu son malatya mutlu son ordu mutlu son trabzon mutlu son rize mutlu son sivas mutlu son tokat mutlu son aksaray mutlu son yalova mutlu son yozgat mutlu son zonguldak mutlu son Arnavutköy escort Ataşehir escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kağıthane escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Sarıyer escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Zeytinburnu escort Adapazarı escort Aksu escort Anamur escort Antakya escort Atakum escort Belek escort Beykoz escort Buca escort Çankaya escort Çorlu escort Dalaman escort Edremit escort Erdemli escort Gaziemir escort Gazipaşa escort Gölcük escort Gümbet escort Gümüşlük escort İlkadım escort İnegöl escort İskenderun escort Karşıyaka escort Kaş escort Kavaklıdere escort Keçiören escort Kepez escort Konak escort Konyaaltı escort Köyceğiz escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Mezitli escort Ödemiş escort Odunpazarı escort Osmangazi escort Pamukkale escort Şahinbey escort Serdivan escort Seyhan escort Side escort Şile escort Silifke escort Silivri escort Tarsus escort Tire escort Torbalı escort Toroslar escort Turgutreis escort Yalıkavak escort Bandırma escort Çerkezköy escort Kahramankazan escort Elbistan escort Milas escort Polatlı escort Çarşamba escort Ceyhan escort Nazilli escort Söke escort İznik escort Susurluk escort Melikgazi escort Yıldırım escort Bafra escort Akçaabat escort Salihli escort Akhisar escort Soma escort Turgutlu escort Yatağan escort Köyceğiz escort Merzifon escort Lüleburgaz escort Sandıklı escort Gelibolu escort Çan escort Dörtyol escort