'Savunma sanayiinin karanlıkta kalan yüzünü görecekler'

'Savunma sanayiinin karanlıkta kalan yüzünü görecekler'

Dr. Naci Yorulmaz, kaleme aldığı Büyük Savaşın Kara Kutusu kitabı hakkında değerlendirmeler yaptı.

GÜNCEL - 2019-12-15 04:29:46


Dr. Naci Yorulmaz, Osmanlıca, İngilizce ve Almanca kaynakların eşliğinde yakın tarihin daha önce ele alınmamış bir konusunu, benzersiz biçimde ele alıyor.

 

II. Abdülhamid döneminden I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı silah pazarının perde arkası, Yorulmaz’ın akıcı üslubuyla Büyük Savaşın Kara Kutusu’nda ortaya çıkıyor.

Kitap, Almanya-Osmanlı silah ticareti örneğiyle uluslararası silah satışlarının dış politika aracı olarak nasıl kullanıldığını dört farklı ülkenin zengin arşiv belgeleriyle açık bir şekilde gösteriyor.


 

 

Alman askeri danışmanların, dış temsilciliklerin silah pazarında oynadıkları etkin rolü, şahsi diplomasinin hem dış politika inşa sürecindeki hem de silah satışlarındaki belirleyici gücü ve silah satışlarının politik şantaj malzemesi olarak nasıl kullanıldığı bu kitapta gün yüzüne çıkıyor.

Osmanlı’yı Almanya ile ittifak halinde Büyük Savaş’a sürükleyen çok yönlü süreci uluslararası silah satışlarıyla ilişkilendiren Yorulmaz bu konuda özgün bir yaklaşımı da tartışmaya açıyor.

Kitabın yazarı Yorulmaz, kitap hakkında Savunma Sanayii Dergilik'e şunları söyledi:

İngiltere’de doktoraya başladığımda tezim Osmanlı-Almanya savunma sanayisi ilişkileriydi. O nedenle ben II. Abdülhamid dönemiyle kendimi sınırlandırmıştım ve çalıştığım tüm dönem II. Abdülhamit dönemiyle sınırlı bir dönemdi. Doktora tezim bu sınırlı dönemin üzerine inşa edildi.

Daha sonra da kitaplaştırdığım dönemde Stanford Üniversitesindeydim. O zaman post doktora visiting scholar olarak bulunuyordum. Kitabı I. Dünya Savaşı’na kadar uzattım ve Abdülhamid sonrası Almanya-Osmanlı silah ticaretini ele aldım.

Almanya’nın bir strateji olarak, dış politika stratejisi olarak savunma anlaşmalarını nasıl kullandığına dair bir soru sordum. Bu sorunun da örnekleri açısından, Osmanlı zaten doktorada çalıştığım bir konuydu, Latin Amerika ülkelerini de dahil ederek, oradaki arşivlere de Meksika arşivlerine vs. de girerek Almanya’nın sistemini anlamaya çalıştım.

“Büyük Savaşın Kara Kutusu” olarak Türkçe çevirdiğimiz kitabı oluşturan süreç sadece Almanya ve Osmanlı ilişkileri ve savunma-silah sanayisi ilişkileridir.

“Büyük Savaşın Kara Kutusu” her ne kadar I. Dünya Savaşı’na kadar olan Osmanlı-Almanya silah ticaretini, savunma ilişkilerini inceliyor olsa da savunma sanayisinin özellikle ihracata yönelik olan alanlarında işin doğasını anlamaya yönelik çok şey anlattığını düşünüyorum. O tarihten bu tarihe kadar çok şeyin değişmediğini varsayıyorum.

Kitabı okuyan gerek sanayiciler gerek bürokratlar gerek teknokratlar gerek akademisyenler bu kitapta hem savunma sanayisinin o karanlık kalan, savunma sanayiisi ihracatının karanlık kalan yanlarını görecekler, dış politika yapıcılarının savunma sanayisini nasıl algıladıklarını ve nasıl bir rol verdiklerini görecekler, ikili ilişkilerin, kişisel ilişkilerin nasıl dominant olduğunu ve süreçlerde ne kadar sadece belirleyici olduğunu görecekler.

Bu anlamda sadece bir tarih kitabı, sadece bir iktisat tarihi kitabı, sadece bir askeri tarih kitabı olmadığını şahsen ben düşünüyorum. Her ne kadar çok dipnot kullanmış olsak da akademik yazının gerektirdiği çerçevede dipnot kullanmış olsak da aslında dipnot olmadan da bu kitabı okuduklarında sanki bugüne dair bir şeyler yazıldığını hissedecekler.

Yani o tarihleri bugüne çevirdiğinizde ve 1940’lara çevirdiğinizde, 60’lara çevirdiğinizde savunma sanayisinin ne kadar çok ikili ilişkilerde, ikili dış politika belirleyen süreçlerde etkili olduğunu göreceklerdir diye düşünüyorum.

Alana ilgi duyan herkesin okuduğunda kendisine dair bir şey bulacağını düşündüğüm bir kitap. Faydalı olmasını umut ediyorum. Sizin aracılığınızla da hem size teşekkür ederek bu alanda çalışan, bu alanda kendisi için, ülkesi için bir şeyler yapmak isteyen girişimcilerimizin, sanayicilerimizin, bilim adamlarımızın, politika yapıcılarımızın, teknokratların, bürokratların istifade edebileceklerini ümit ediyorum.

Arşiv belgeleri bu kitabın ortaya çıkmasındaki en temel unsur

Arşiv belgeleri bu kitabın ortaya çıkmasındaki en temel unsur. Zaten kitabı da okuyan okuyucularımız da bu anlamda onu da çok net göreceklerdir. Tabii nihayetinde bir belgeyi 10 tarihçi okur, herkes farklı yorumlar. Bu kitapta ben okuduğum belgeleri kendi yorumlarımı dahil ederek okumuş oldum. Ama nihayetinde kitap, Büyük Savaşın Kara Kutusu, ilk başta İngilizce olarak yayınlanan Arming the Sultan kitabının genişletilmiş, daha sonra da Türk okuruna hitap edecek tarzda yeni başlıklar eklenmiş olarak ortaya çıktı.

Kitap nihayetinde savaşın hikayesini anlatıyor aslında; I. Dünya Savaşı’nın hikayesini anlatıyor.  I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı imparatorluğu Almanya ile ittifak halinde savaşa dahil oldu. Klasik, herkesin kullandığı cümle: Almanya kaybettiği için biz de kaybettik. Böyle bir şey var mı yok mu sorusunu biz tarihçi olarak aramadık. Bizim aradığımız şey şuydu: Savunma sanayisinde Almanya’ya bu kadar bağımlı ve bağlı olan Osmanlı İmparatorluğu’nun başka bir çıkış yolu olabilir miydi?

Osmanlı İmparatorluğu bir nüfuz alanı olarak nasıl ele alınması gerekirdi? Alman dışişleri bu soruyu sorduğunda kendisine savunma sanayisi ve askeri danışmanlar aracılığıyla girilmesi gerekir şeklinde bir cevap buldu aslında. Kitapta da zaten anlatmaya çalıştığımız bu ittifak ilişkisinin 1880’lerdeki Bismarck yapılan görüşmeler, akabinde Osmanlı İmparatorluğu’na gelen askeri danışmanlar, sivil danışmanlar ve onların eğitiminden geçen genç subaylar ve onların eğitiminden hem Osmanlı payitahttaki okullarda hem de Almanya’da uzun süre kalarak elde etmiş oldukları Alman askeri doktrini, Prusya askeri doktrini Osmanlı İmparatorluğu’na  bir şekilde aktarılarak sistemi tabiri caizse Almanlaştırarak bir gelişme kaydetti.

Ben kitabımda hem Alman arşivlerini kullandım, Almanya’da Krupp firmalarının Essen’deki villa Hügel denilen yerdeki arşivlerine girdim. Orada el yazılarına ulaştık, daktilo edilmiş yazılara ulaştık. Bununla beraber Mauser firmasının yerleşik olduğu küçük bir kasabanın belediye arşivlerine girdik. O kasabanın belediye arşivlerine giren ilk Türk’ün ben olduğumu söylediler, araştırmacı olarak. O arşivde Mauser’in yazışmalarını, Goltz Paşa’nın el yazılarını, Paul Mauser’in –kardeşinin- Berlin’deki Alman hükümetiyle yazışmalarını, Osmanlı İmparatorluğu’yla yazışmalarını, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki saraydaki görevlilerin Mauser’e yazmış oldukları mektupları ilk gören bu anlamda Türk araştırmacısı benim.

Kitaba neden “kara kutu” dedik?

Kitaba neden “kara kutu” dedik? Çünkü I. Dünya Savaşı’na giden süreçleri analiz ederken bilinmeyen ciddi noktalar var, karanlık kaldığını düşündüğüm noktalar var. Neden Osmanlı İmparatorluğu Almanya’yla birlikte bu savaşa girdi? bu sorunun cevabını siz 1910’lardan veya 1909’lardan anlamaya çalıştığınızda o karanlık noktaları çözemezsiniz. O karanlık noktaları çözmek için müracaat etmeniz gereken tarih 1880’lerdir, 1870’lerdir. Ama aynı zamanda müracaat etmemiz gereken kaynak bu anlamda benim “kara kutu” olarak tabir ettiğim savunma sanayisidir, silah ticaretidir.

“Büyük Savaşın Kara Kutusu” da bu anlamda silah sanayisinin bizzat bütün belgelerini içinde taşıyan bu yazışma trafiğidir. “Büyük Savaşın Kara Kutusu”nda anlatılan da savunma sanayisinin dış politikadaki gücünü göstermektir. Kara kutu derken de bu kitapta bütün bu bahsettiğimiz saklı kalan ilişkileri deşifre eden Osmanlı belgeleri, Alman belgeleri, Amerikan ve İngiliz belgeleri olması hasebiyle biz kara kutu tabirini kullandık.

KAYNAK: SAVUNMA SANAYİİ DERGİLİK
Yedi Gündem
Abone Ol
Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER
escort Gaziantep escort Denizli escort Adana escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Kayseri escort Mersin escort Samsun escort Trabzon escort Tokat escort Sakarya escort Tekirdağ escort Eskişehir escort Yalova escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Bilecik escort Aksaray escort Ağri escort Bitlis escort Siirt escort Çorum escort Burdur escort Diyarbakir escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Mardin escort Kırşehir escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Osmaniye escort Şanliurfa escort Sivas escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elaziğ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Isparta escort Uşak escort Igdır escort Sinop escort Şırnak escort Adıyaman escort Alanya escort Manavgat escort Fethiye escort Kemer escort Didim escort
escort masaj Konya escort Sakarya escort Samsun escort Kocaeli escort Kayseri escort İzmir escort Hatay escort Gaziantep escort Diyarbakır escort Ankara escort Adana escort Antalya escort Bursa escort Mersin escort Aydın escort Balıkesir escort Çanakkale escort Kıbrıs escort Kütahya escort Manisa escort Muğla escort Tekirdağ escort Trabzon escort Yalova escort Isparta escort Kahramanmaraş escort Ordu escort Rize escort Sivas escort Afyon escort Aksaray escort Giresun escort Şanlıurfa escort Yozgat escort Erzurum escort Amasya escort Çorum escort Tokat escort Uşak escort Van escort Bolu escort Burdur escort Kırşehir escort Niğde escort Osmaniye escort Zonguldak escort Düzce escort Edirne escort Erzincan escort Karabük escort Karaman escort Kastamonu escort Kırıkkale escort Kırklareli escort adana mutlu son istanbul mutlu son ankara mutlu son izmir mutlu son bursa mutlu son antalya mutlu son konya mutlu son şanlıurfa mutlu son gaziantep mutlu son kocaeli mutlu son mersin mutlu son diyarbakır mutlu son hatay mutlu son manisa mutlu son kayseri mutlu son samsun mutlu son balıkesir mutlu son kahramanmaraş mutlu son van mutlu son aydın mutlu son tekirdağ mutlu son sakarya mutlu son denizli mutlu son muğla mutlu son afyon mutlu son amasya mutlu son batman mutlu son çanakkale mutlu son çorum mutlu son düzce mutlu son edirne mutlu son elazığ mutlu son erzurum mutlu son eskişehir mutlu son giresun mutlu son ısparta mutlu son kastamonu mutlu son uşak mutlu son kütahya mutlu son malatya mutlu son ordu mutlu son trabzon mutlu son rize mutlu son sivas mutlu son tokat mutlu son aksaray mutlu son yalova mutlu son yozgat mutlu son zonguldak mutlu son Arnavutköy escort Ataşehir escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kağıthane escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Sarıyer escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Zeytinburnu escort Adapazarı escort Aksu escort Anamur escort Antakya escort Atakum escort Belek escort Beykoz escort Buca escort Çankaya escort Çorlu escort Dalaman escort Edremit escort Erdemli escort Gaziemir escort Gazipaşa escort Gölcük escort Gümbet escort Gümüşlük escort İlkadım escort İnegöl escort İskenderun escort Karşıyaka escort Kaş escort Kavaklıdere escort Keçiören escort Kepez escort Konak escort Konyaaltı escort Köyceğiz escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Mezitli escort Ödemiş escort Odunpazarı escort Osmangazi escort Pamukkale escort Şahinbey escort Serdivan escort Seyhan escort Side escort Şile escort Silifke escort Silivri escort Tarsus escort Tire escort Torbalı escort Toroslar escort Turgutreis escort Yalıkavak escort Bandırma escort Çerkezköy escort Kahramankazan escort Elbistan escort Milas escort Polatlı escort Çarşamba escort Ceyhan escort Nazilli escort Söke escort İznik escort Susurluk escort Melikgazi escort Yıldırım escort Bafra escort Akçaabat escort Salihli escort Akhisar escort Soma escort Turgutlu escort Yatağan escort Köyceğiz escort Merzifon escort Lüleburgaz escort Sandıklı escort Gelibolu escort Çan escort Dörtyol escort