İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy vefatının 83 yılında anılıyor

İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy vefatının 83 yılında anılıyor

İstiklal Marşı'mızın yazarı Mehmet Akif Ersoy, vefatının ardından 83 yıl geçti. Ünlü şair Mehmet Akif Ersoy Osmanlı'nın son döneminden Kurtuluş Savaşının bitimine kadar hem cephede hem de sivil hayatta bu millet için mücadele etti. Tüm ömrü boyunca vatanı ve milleti için bir ömür geçiren Akif'in cenazesine hiçbir devlet görevlisi katılmamıştır.

GÜNCEL - 2019-12-27 16:12:07


Mehmet Akif Ersoy, Kurtuluş Savaşı sonrası yazdığı Türkiye Cumhuriyeti'nin Ulusal Marşı olarak 12 Mart 1921 yılında kabul edilen İstiklal Marşı'nın şairi ve güftekarıdır. 20 Aralık 1873 tarihinde dünyaya gelen ve 27 Aralık 1936 senesinde hayata gözlerini yuman Mehmet Akif Ersoy'u, 83. ölüm yıl dönümünde saygıyla anıyoruz.

Türkiye’nin İstiklal mücadelesinin sembol isimlerinden Mehmet Akif Ersoy I.Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekili olarak görev yapmıştı. Mehmet Akif Anadolu’nun birçok şehrinde camilerde verdiği hutbelerle halkın milli duygularını coşturmuş ve halkın milli mücadeleye destek vermesinde önemli rol oynamıştı. Kurtuluş Savaşını destanlaştırarak yazdığı İstiklal Marşı’nı da millete armağan etmişti. 

1923 yılında Ankara’dan İstanbul’a dönen Mehmet Akif Abbas Halim Paşanın daveti üzerine kışı geçirmek üzere Mısır’a gitti. 1926 yılına kadar kışları Mısır’da geçiren Mehmet Akif’e 1925 yılında Türkiye’ye döndüğünde Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Kur’an’ın Türkçeye tercümesi teklifi yapıldı.  Uzun süre bu teklifi reddeden Mehmet Akif ısrarlar karşısında kabul etti. 6-7yıl kadar üzerine çalışma yaptı. Ancak 1932 yılı Ramazanında teravih namazından sonra Kur’an yerine Türkçe tercüme okunması kendisinde yapacağı tercümenin Kur’an yerine okutulma endişesini doğurdu.Bu endişe üzerine Diyanet İşleri Başkanlı ile yapmış olduğu sözleşmeyi feshetti. 

1926 kışından itibaren Mısırdan dönmeyen Mehmet Akif Kahir’e yakınlarındaki Hilvan’a yerleşti. Kahire’deki “Câmi-ül Mısriyye" adlı üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı dersleri veren Mehmet Akif maddeten sıkıntılı bir hayat yaşadı. 1936 yılında rahatsızlanan Akif hava değişimi için önce Lübnan’a sonrasında ise Antakya’ya gitti. Ancak hastalığının ilerlemesi üzerine 1936 yılının haziran ayında istanbul’a gelerek tedaviye burada devam etti.  İstanbul’da bulunduğu süre içinde eski dostları, sevenleri tarafından sık sık ziyaret edilen Mehmet Akif, 27 Aralık 1936 tarihinde Beyoğlu’ndaki Mısır apartmanında kaldığı dairede hayatını kaybetti. Gazeteler ertesi günü Akif’in vefat haberini verdiler. 

BEYAZID CAMİİ'NE GENÇLER VE SEVENLERİ AKIN ETTİ

Ertesi günü Beyazıd Camisindeki cenaze namazına onu seven binlerce genç ve dostları katıldı. Akif’in cenaze namazı için herhangi bir resmi bir tören hazırlanmamıştı. Cenazeye resmi kişilerden ve kuruluşlardan katılan hiç kimse olmadı.  Mehmet Akif’in Cenaze namazına bir hukuk fakültesi öğrencisi iken katılan Prof.Dr.Sulhi Dönmezer  5 Ocak 1987 de Tercüman gazetesinde  “ Akif’in Cenaze Töreni” başlıklı yazısında o günü şöyle anlatacaktı :

LOKANTADAKİ BAYRAK ALINDI VE AKİF'İN CENAZESİNE ÖRTÜLDÜ

‘…O zamanların ülkemizde egemen tek partinin otoriter düzeni içinde kimse idare ile çelişkiye düşmek istemediği için basında Mehmet Akif’in yurda dönüşü ve hastalığının seyri hakkında pek fazla haber yayınlanmazdı…. 

Bizler alana geldiğimizde, namaz saatinin yaklaşmış bulunmasına rağmen bir tabuta rastlamadık, hep birlikte bekliyoruz. Birden lokantanın ön kısmını bir cenaze otomobilinin geldiğini gördük, iki kişi üzerine örtü dahi konmamış bir tabutu indirdiler. Yoksul bir fakirin cenazesinin getirildiğini düşünerek bir kısım arkadaşlar yardıma teşebbüs ettiler. Fakat tabutun Mehmet Akife ait bulunduğu anlaşılınca bir anda yüzler genç ağlamaya başladı. …Gençler hemen Emin Efendi Lokantasının bayrağını alarak tabutun üstüne örttüler. Sonra merhumun bir kısım arkadaşları gelmeye başladı ama ne vali,ne belediye reisi ve ne de tek partinin zimamdarlarından hiç kimse ortalarda yoktu.” 

O tarihlerde Milli Türk Talebe Birliğinde görevli bulunan Prof.Dr. Abdülkadir Karahan da cenazeye katılmış ve bir konuşma yapmıştı. ‘Akif’in Ebediyete Uğurlanışı ve Sonrası’ başlıklı bir yazıda hatıralarını anlatan Karahan cenaze töreni sonrasında başına gelenleri şöyle anlatıyordu : 

BU MİLLETİN ÇOCUKLARI ONU OMUZLARINDA TAŞIDI

‘Burada bir olaya daha değinmek isterim. Benim o eşi az bulunur Milli Marşımızın eli öpülecek şairimizin kabir başındaki hitabemi, takdir yerine adeta tekdirle karşılanmak istenmesini ben bugün bile bir muamma gibi çözemediğimi de işaret etmek isterim.Çünkü 3 gün sonra beni Yüksek Öğretmen Okulundan Emniyet Müdürlüğüne istediler. Bir şube müdürü beni sorguya çekti. “ Ne sıfatla resmi makamların törene gerek görmediği bir şairin kabri başında konuşma yaptığımı sormuştu. Cevabım yaklaşık olarak şöyleydi: Ben herhangi bir şairin değil, Türk Bayrağı göndere çekilirken, yazdığı İstiklal Marşı ile göklere seslenen bir zatın kabri başında milletimizin duygusunu, saygısını dile getirdim. Beni buraya çağırmakla hata işlemiş bulunuyorsunuz.”

Dönemin yöneticileri her ne kadar Mehmet Akif'e bir cenaze töreni hazırlamamış olsalar da sevenleri ve binlerce üniversite öğrencisi onu son yolculuğunda el üstünde Edirnekapı mezarlığına kadar taşıdı. 

MİLLET OLARAK BU UTANCI HİÇBİR ZAMAN UNUTAMADIK 

Türk milleti olarak İstiklal Marşı şairine yapılan bu kimsesizliği unutamadık. Şimdiye kadar acı bir hüzün olarak Akif'e yapılan bu haksızlık hala hafızamızdaki izlerini koruyor. 

 

 

İşte Mehmet Akif Ersoy'un hayat hikayesi...

MEHMET AKİF ERSOY KİMDİR?

 

 

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. İlköğrenimine Fatih'te Emir Buhari Mehtebi'nde başlayan Ersoy, ortaöğrenimine Fatih Merkez Rüştiyesi'nde başladı. Bir yandan da Fatih Camii'nde Farsça derslerini takip eden Mehmet Akif Ersoy, dil derslerine büyük ilgi duydu.

Rüştiyedeki eğitimi süresince Türkçe, Arapça, Farsça ve Fransızca gibi dil derslerinde her zaman birinci oldu ve okulunda Türkçe öğretmeni Hersekli Hoca Kadri Efendi'den oldukça etkilendi.

Rüştiyedeki eğitiminin ardından annesi medrese eğitimi istese de babasının desteğiyle Mehmet Akif Ersoy 1885'te dönemin popüler okullarındna olan Mülkiye İdaresi'nde eğitim görmeye başladı. 1888'de okulun yüksek kısmında okurken babasını kaybetti ve bir yıl sonra büyük Fatih yangınında evleri yandı. Yaşanan bu 2 olumsuz gelişme, Mehmet Akif Ersoy'un ailesini yoksulluğa sürükledi.

Babasının öğrencisi Mustafa Sıtkı, aynı arsa üzerine bir ev inşa etti ve aile bu evde yaşamaya başladı. Bir meslek sahibi olmak isteyen Mehmet Akif, Mülkiye İdaresi'ni bırakarak Ziraat ve Baytar Mektebi'ne kaydoldu.

1895'TE KUR'AN'A HİTAB ŞİİRİ YAYINLANDI 

Mezuniyetinin ardından Fransızcasını geliştiren Mehmet Akif, 6 ay içerisinde de Kur'an'ı ezberledi ve hafız oldu. Hazine-i Fünun Dergisinde 1893 ve 1894'te birer gazeli, 1895'te ise Mektep Mecmuası'nda "Kur'an'a Hitab", adlı şiiri yayınlandı, memuriyet hayatına başladı.

Okulu bitirdikten sonra Ziraat Bakanlığı'nda memur olarak göreve başlayan Ersoy, 1893 - 1913 yılları arasında memuriyet hayatını sürdürdü. Mehmet Âkif, edebiyata olan ilgisini şiir yazarak ve edebiyat öğretmenliği yaparak sürdürdü. Resimli Gazete'de Servet-i Fünun Dergisi'nde şiirleri ve yazıları yayımlandı. İstanbul'da bulunduğu sırada bakanlıktaki görevinin yanı sıra önce Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi (1906)'nde kompozisyon (kitabet-i resmiye),sonra Çiftçilik Makinist Mektebi'nde (1907) Türkçe dersleri vermek üzere öğretmen olarak atandı.

TEŞKİLAT-I MAHSUSA'DA GÖREV ALDI

Balkan Savaşı'ndan sonra, ilk olarak Umur-i Baytariye görevinden (1913), sonra yayınlarının hükümetle uygun düşmemesi nedeniyle aldığı ikaz üzerine Darülfünun müderrisliği görevinden (1914) ayrıldı. Yalnızca Halkalı Ziraat ve Baytar Mektebi'ndeki görevine devam etti. Harbiye Nezareti'ne bağlı Teşkilat-ı Mahsusa'dan gelen teklif üzerine Almanya'ya Tunuslu Şeyh Salih Şerif ile birlikte gitti.

Lübnan'da yaşayan Mekke Emiri Şerif Ali Haydar Paşa'nın daveti ile 1918'de bu ülkeye giden Âkif, Lübnan'da iken Şeyhülislamlığa bağlı Dâr-ül Hikmet-il İslâmiye Cemiyeti başkatipliğine atandı.

ZAĞNOS PAŞA CAMİİ'NDEKİ VERDİĞİ HUTBE

Bu dönemde Anadolu toprakları işgale uğramış; Türk halkı Kurtuluş Savaşı 'nı başlatarak direnişe geçmişti. Bu harekete katılmak isteyen Âkif, Balıkesir'e giderek 6 Şubat 1920 günü Zağnos Paşa Camii'nde çok heyecanlı bir hutbe verdi. Halkın beklenmedik ilgisi karşısında daha birçok yerde hutbe verdi, konuşmalar yaptı ve İstanbul'a döndü.

Âkif, Kurtuluş Savaşı'nı desteklemesi nedeniyle 1920'de Dâr ül-Hikmet il-İslâmiye Cemiyeti'ndeki görevlerinden azledildi. İstanbul'da rahat edemeyen Mehmet Akif Ersoy, görevinden azledilmeden önce oğlu Emin'i yanına alarak Anadolu'ya geçti. Mustafa Kemal Paşa'dan Sebil'ür-Reşad'ı Ankara'da çıkarması için gelen davet üzerine TBMM'nin açılışının ertesi günü olan 24 Nisan 1920 günü Ankara'ya vardı.

KURTULUŞ SAVAŞINDA BÜYÜK GÖREVLER YAPTI

Ankara'ya varır varmaz ona verilen ilk görev, Konya Ayaklanması'nı önlemek için halka öğütler vermek üzere Konya'ya gitmekti, büyük gayretine rağmen Konya'da kesin bir sonuca ulaşamadı ve Kastamonu'ya geçti. Halkı düşmana direnişe teşvik için 1920 yılının Kasım ayında Kastamonu'daki Nasrullah Camisi'nde verdiği ateşli vaaz, Diyarbakır'da basıldı ve tüm vilayetlere ve cephelere dağıtıldı.

SAKARYA'DA BİR DİRENİŞ HATTI FİKRİ ONUNDU 

1921'de Ankara'da Taceddin Dergahı'na yerleşen Mehmet Âkif, Burdur milletvekili olarak meclisteki görevine devam etmekteydi. O dönemde Yunanların Ankara'ya ilerleyişi karşısında meclisi Kayseri'ye taşımak için hazırlık vardı. Bunun bir dağılmaya yol açacağını düşünen Mehmet Âkif, Ankara'da kalınmasını, Sakarya'da yeni bir savunma hattı kurulmasını önerdi; teklifi tartışılıp kabul edildi. Taceddin Dergahı'nda kaldığı ev Mehmet Akif Ersoy Müzesi olarak ziyarete açıktır.

İSTİKLAL MARŞI ÖDÜLÜNÜ BAĞIŞLADI

Aynı dönemde Millî Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey'in ricası üzerine arkadaşı Hasan Basri Bey kendisini ulusal marş yarışmasına katılmaya ikna etti. Konulan 500 liralık ödül nedeniyle başlangıçta katılmayı reddettiği bu yarışmaya, o güne kadar gönderilen şiirlerin hiçbiri yeterli bulunmamıştı ve en güzel şiiri Mehmet Âkif'in yazacağı kanısı mecliste hâkimdi. Mehmet Âkif'in yarışmaya katılmayı kabul etmesi üzerine kimi şairler şiirlerini yarışmadan çektiler. Şairin orduya ithaf ettiği İstiklâl Marşı, 17 Şubat günü Sırat-ı Müstakim ve Hâkimiyet-i Milliye'de yayımlandı. Hamdullah Suphi Bey tarafından mecliste okunup ayakta dinlendikten sonra 12 Mart 1921 Cumartesi günü saat 17.45'te ulusal marş olarak kabul edildi. Âkif, ödül olarak verilen 500 lirayı Hilal-i Ahmer bünyesinde, kadın ve çocuklara iş öğreten ve cepheye elbise diken Dar'ül Mesai vakfına bağışladı.

 

 

 

 

Yedi Gündem
Abone Ol
Sende Yorumla...
DİĞER HABERLER
escort Gaziantep escort Denizli escort Adana escort Hatay escort Aydın escort İzmir escort Ankara escort Antalya escort Bursa escort İstanbul escort Kocaeli escort Konya escort Muğla escort Malatya escort Kayseri escort Mersin escort Samsun escort Trabzon escort Tokat escort Sakarya escort Tekirdağ escort Eskişehir escort Yalova escort Rize escort Amasya escort Balıkesir escort Çanakkale escort Bolu escort Erzincan escort Van escort Yozgat escort Zonguldak escort Afyon escort Bilecik escort Aksaray escort Ağri escort Bitlis escort Siirt escort Çorum escort Burdur escort Diyarbakir escort Edirne escort Düzce escort Erzurum escort Kırklareli escort Giresun escort Kilis escort Kars escort Karabük escort Kırıkkale escort Mardin escort Kırşehir escort Maraş escort Manisa escort Muş escort Kastamonu escort Ordu escort Nevşehir escort Osmaniye escort Şanliurfa escort Sivas escort Ardahan escort Bartın escort Karaman escort Batman escort Bayburt escort Bingöl escort Elaziğ escort Gümüşhane escort Hakkari escort Isparta escort Uşak escort Igdır escort Sinop escort Şırnak escort Adıyaman escort Alanya escort Manavgat escort Fethiye escort Kemer escort Didim escort
escort masaj Konya escort Sakarya escort Samsun escort Kocaeli escort Kayseri escort İzmir escort Hatay escort Gaziantep escort Diyarbakır escort Ankara escort Adana escort Antalya escort Bursa escort Mersin escort Aydın escort Balıkesir escort Çanakkale escort Kıbrıs escort Kütahya escort Manisa escort Muğla escort Tekirdağ escort Trabzon escort Yalova escort Isparta escort Kahramanmaraş escort Ordu escort Rize escort Sivas escort Afyon escort Aksaray escort Giresun escort Şanlıurfa escort Yozgat escort Erzurum escort Amasya escort Çorum escort Tokat escort Uşak escort Van escort Bolu escort Burdur escort Kırşehir escort Niğde escort Osmaniye escort Zonguldak escort Düzce escort Edirne escort Erzincan escort Karabük escort Karaman escort Kastamonu escort Kırıkkale escort Kırklareli escort adana mutlu son istanbul mutlu son ankara mutlu son izmir mutlu son bursa mutlu son antalya mutlu son konya mutlu son şanlıurfa mutlu son gaziantep mutlu son kocaeli mutlu son mersin mutlu son diyarbakır mutlu son hatay mutlu son manisa mutlu son kayseri mutlu son samsun mutlu son balıkesir mutlu son kahramanmaraş mutlu son van mutlu son aydın mutlu son tekirdağ mutlu son sakarya mutlu son denizli mutlu son muğla mutlu son afyon mutlu son amasya mutlu son batman mutlu son çanakkale mutlu son çorum mutlu son düzce mutlu son edirne mutlu son elazığ mutlu son erzurum mutlu son eskişehir mutlu son giresun mutlu son ısparta mutlu son kastamonu mutlu son uşak mutlu son kütahya mutlu son malatya mutlu son ordu mutlu son trabzon mutlu son rize mutlu son sivas mutlu son tokat mutlu son aksaray mutlu son yalova mutlu son yozgat mutlu son zonguldak mutlu son Arnavutköy escort Ataşehir escort Başakşehir escort Esenler escort Esenyurt escort Fatih escort Gaziosmanpaşa escort Kağıthane escort Kartal escort Küçükçekmece escort Maltepe escort Sarıyer escort Pendik escort Sultangazi escort Ümraniye escort Zeytinburnu escort Adapazarı escort Aksu escort Anamur escort Antakya escort Atakum escort Belek escort Beykoz escort Buca escort Çankaya escort Çorlu escort Dalaman escort Edremit escort Erdemli escort Gaziemir escort Gazipaşa escort Gölcük escort Gümbet escort Gümüşlük escort İlkadım escort İnegöl escort İskenderun escort Karşıyaka escort Kaş escort Kavaklıdere escort Keçiören escort Kepez escort Konak escort Konyaaltı escort Köyceğiz escort Menderes escort Menemen escort Menteşe escort Mezitli escort Ödemiş escort Odunpazarı escort Osmangazi escort Pamukkale escort Şahinbey escort Serdivan escort Seyhan escort Side escort Şile escort Silifke escort Silivri escort Tarsus escort Tire escort Torbalı escort Toroslar escort Turgutreis escort Yalıkavak escort Bandırma escort Çerkezköy escort Kahramankazan escort Elbistan escort Milas escort Polatlı escort Çarşamba escort Ceyhan escort Nazilli escort Söke escort İznik escort Susurluk escort Melikgazi escort Yıldırım escort Bafra escort Akçaabat escort Salihli escort Akhisar escort Soma escort Turgutlu escort Yatağan escort Köyceğiz escort Merzifon escort Lüleburgaz escort Sandıklı escort Gelibolu escort Çan escort Dörtyol escort